Dünyaya Libidodan Bakma Sapkınlığı: Cinsiyet Eşitliği İdeolojisi

0 1

Her şey ölüyor. Karpuz ölüyor, salatalık ölüyor, sevgi ölüyor, dayanışma ölüyor. Modernliğin kar ve haz düzeninin ürünü bunlar. Kar elde ettiğimiz, kazanç sağladığımız ve kendisinden zevk aldığımız varlığa dönüşüyor her şey. Varlığın organik yapısı gün geçtikçe sentetik plastiğe dönüşüyor. Karpuz var ama tat yok, beraberlikler ve toplaşmalar var ama muhabbet yok. Her şey ailenin çatlayan organik yapısıyla başlıyor. Çatlayan ailenin doğallığı, samimiyeti, dayanışması, karşı cinsle beraberlikleri, kardeşlik ve ablalığı, ebeveyn ve evlatlığı.

Ailenin parçalanması göç ve modernleşme ile gelen bir fiziksel durum. Ailenin çatlaması bir tinsel dağılma. Yani aileyi aile yapan ruhun çekilmesi. Ruhu çekilen aile geriye sadece atık olarak kalır. Ondan dolayı da sıkıcıdır. Kimse orada yaşamak istemez. Otel gibi kullanılır. Ailenin ruhunda oluşan çatlaklar, artık normal görüldüğü gibi teşvik ediliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği taarruzu budur. Avrupa modernliğinden aile yapımıza gelen bir taarruz. Oldukça masum gerekçelere ve maskelere sahip. Kadın şiddetini engellemek ve kadın haklarını korumak. Oysa maskeyi yüzünden çekip aldığımızda yedi başlı ejderha çıkıyor karşımıza.

Cinsiyet eşitliği ideolojisi, kadının kadınla yaşamasını, erkeğin erkekle yaşamasını aile diye tanımlıyor. Bütün itirazları de engellemek peşinde. Bunun için arsızdır. Saldırıya dur diyen ve itiraz edenleri hemen insan korkusu(homofobik) ile damgalıyor. Eşitliğe karşı çıkmakla suçluyor. Ne mucize bir kelime eşitlik! Oysa en büyük yalan! Yalan masal. Muktedirlere, batılı modernlere hizmet eden bir yalan masal. Nerede sınıf eşitliği? Nerede insanların eşitliği? Nerede eğitim eşitliği? Nerede güvenlik eşitliği? Nerede sağlık eşitliği? Zenginler ve kudret sahipleri daha fazla sağlık ve güvenlikten yararlanırlar. Zengin ve kudret sahipleri daha fazla eğitim ve mülkten yararlanırlar. Cinsiyet eşitliği de bulunmuş son yalan. Yalan masalın eşitliğinde son kavşak. Biyolojisi, genetiği ve fıtratı farklı olan insanlar nasıl eşit olur? Bütün doğada iki cinsiyet var, aynı şey insan için de geçerli. Çünkü doğanın doğası ile insanın doğası özünde bir. Allah’ın ayetlerinin farklı iki veçhesi.

Batı bütün ilahi doğal özden kopmuş. Dinlerini de kendilerine benzetiyorlar. Büyük bir tanrılaşma cüretkarlığı. Gay ve lezbiyen kiliseler kuruyorlar. Tanrılarını kendilerine hizmetkar yapan utanmazlar… Şimdi bu afet bize de sıçrıyor. Müslümanlıkla gayliği, lezbiyenliği ve ailesizliği yan yana görmek istiyorlar. Ey cahiller sürüsü! Avrupa iki yüzyıl önce tanrısını öldürdü ve sonra yerine kendisini koydu. Her gün de kaybettiği hakikat yerine yeni tanrılar icat ediyor. Şimdi de dünyaya libidodan bakmayı hakikat sanıyor. Bu sapkınlıklarla bu coğrafyayı ateşe veremezsiniz. Şükürler olsun ki hakikatimiz bütün parlaklığıyla semalarda ışıldıyor. Ondan şüphe edenler ve Tanrı öldü diye çığlık atanlar sadece taklitçi maymunlar. Ne Allah bizi bıraktı ne de biz Allah’ı bıraktık. Hakikatimiz bütün masumiyeti ile bayrak gibi dalgalanıyor. Sapkın ve ruhaniyetten yoksun arzuların peşine düştükleri hazlara tapıyorlar şimdi. Bu hazlardan putlar icat ediyorlar. Libidolarına tapan bir güruh haline geliyorlar. Lut kavminin sapkınlığının-post modern versiyonu bu. Tanıdık olduğumuz bir sapma. Hakikat kitabımızda geçen bir insanlık sapma trajedisi. Sapma trajedisi şimdi post-modern zamanlarda sahneleniyor.

Ne kapitalizmin kudreti, ne modernliğin kudreti, ne de libodu kudretiyle hakikatimizi yıkabilirsiniz. Yıkmayacağınızı bildiğiniz için reddetmek yerine tahrife başvuruyorsunuz. Arzularınızla gelen körleşmeyle hakikate bakınca size şeytan görünüyor. Tanrılaştırdığınız nefsinizle İslam’a bakınca Allah’ın sesini duymak yerine içinizdeki şeytanın sesiyle yanılsama yaşıyorsunuz. Büyük bir tahrifat! Tarihte yaşadığımız Karmatiler ve batıniler tahrifatından daha da tehlikeli. Buna karşı mücadele edeceğiz. Kültürel cihadımız bu. Milletimizin mahremiyetini, ailesini, cinsiyetini ve nesillerini bozmaya gücünüz yetmeyecek. Allah’ı ne antropolojik bilinç, ne psikanaliz, ne toplumsal cinsiyet, ne de feminizmin önünde hesaba çekeceğiz. Ona teslim olacağız ve onun temiz vahyi ile yola devam edeceğiz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

12 − eight =