ANA SAYFA HAKKIMIZDA FAALİYETLERİMİZ İLETİŞİM Z.DEFTERİ
Helal bir yaşama kucak açma zamanı
Sıddık Karaduman
Değişim
DUALAR KABUL OLUNMAZSA HALİMİZ NİCE OLUR!
DUALAR KABUL OLUNMAZSA HALİMİZ NİCE OLUR!
Helal bir yaşama kucak açma zamanı
YUMUŞAK HUY
Numan bin Beşir (r.a) rivayetiyle Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular:
“Helal bellidir, haram bellidir. Bu ikisinin arasında şüpheli şeyler vardır. Size bunu bir misalle açıklayacağım. Allah Teâlâ’nın bir koruluğu vardır. Allah’ın koruluğu da haram kıldığı şeylerdir... (Şüpheli şeylerden kaçınmayanlar) koruluğun kenarında hayvanlarını otlatan kimse gibidir. Kolladığı hayvanların her an koruluğa dalması mümkündür. Kim şüpheliye yaklaşırsa ansızın ona karışıverir.” (Taberi Mucemul Kebir)


 

Bizler biliyoruz ki vücut ve varlık her tarafı sarmış ve her şeye nurunu saçmıştır. Yıldızların öbür tarafında da hayat elbisesi giymiş varlıkların olduğunu biliyoruz. Bütün bunlar da bir yaratıcıyı gerektiriyor elbet. O yaratıcı yoktan var eden Allah azze ve celledir.

Varlık ve vücut değişmiyor, değişmesi de mümkün değildir. Değişken olan varlık nurunun üzerinde parladığı maddi varlıklardır. Bir gurup gidiyor, başka bir gurup geliyor. Kendi yerinde değişmez olan varlık ve vücut her gelen gurubun üzerine yine nurunu saçıyor.

Dün meyve ağacı bugün odun olup ateşe lokma olmuş ve duman olarak havaya yayılıyor.

Kâinat nizamının ve varlık âleminin gece-gündüz denilen siyah ve beyaz perdesiyle birlikte doğruluk ve bir ölçü üzerine kurulduğu aşikârdır insana. Yıldızlar ve gezegenler belirli bir ölçüye göre gökyüzünde yer almışlardır. Bitkiler düzenli bir şekilde büyüyor, ağaçlar sadakatle köklerine ve dallarına su ulaştırıyorlar. Güneş bir esas bir yörünge üzerine evrene ışığını ve ısısını veriyor. Kâinat ve içindekiler bir ölçü içerisinde hareket ediyorlar. Kâinat nizamında bir an için bile bir yanlışlık, bir duraksama söz konusu olursa bütün bu görünen uyumun bozulacağı, ağaçların kuruyacağı, yıldızların döküleceği ve her şeyin birbirine gireceği kaçınılmazdır.

Böyle bir dünyada yaşıyor insanoğlu ve tüm canlılar. Kâinatta insanoğlu hariç diğer tüm canlılar yerli yerince hareket ederlerken insan eşrefi mahlûkat olmasına rağmen bakıyoruz ki esfeli safilini de gözüne almış oluyor. Bu, nedendir bilinir bilinmez ama şu bir gerçektir ki insanın taa ruhlar âleminde iken Allah azze ve celleye verdiği söz:

“Hani Rabbin Âdemoğullarından onların sırtlarından zürriyetlerini çıkarıp kendilerini nefislerine şahit tutmuş;

Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti.

Onlar da; Evet, (Rabbimizsin), şahit olduk” demişlerdi.

İşte bu şahitlendirme, kıyamet günü; Bizim bundan haberimiz yoktu" dememeniz içindir" (A'raf 172). Nedense evveliyatta verilmiş olan bu söz yeryüzüne gelindiğinde nisyanla malul olan insan nisyanlığını konuşturuyor. İşte bu noktada insanın unuttuğu bu sözü hatırlatacak yaşayacak erlere her devirde olduğu gibi bugün de ihtiyaç vardır.

Bu bağlamda Allah rasulünün şu buyruğunu hiç mi ama hiç akıldan çıkarmamak gerekiyor.

“Helal belli, haram da bellidir. İkisi arasında da (helâl mi, harâm mı belli olmayan bir takım) şüpheli şeyler vardır ki çok kimseler onları bilmezler. Şüpheli şeylerden her kim sakınırsa haysiyetini de, dinini de kurtarmış olur. Her kim şüpheli şeylere dalarsa (içine girmek yasak olan) koru etrafında (davarlarını) otlatan bir çoban gibi çok sürmez davar içeriye dalabilir. Haberiniz olsun, her padişahın (kendine ait) bir korusu olur. Gözünüzü açın, Allah’ın yeryüzündeki korusu da haram ettiği şeylerdir. Uyanık olunuz, vücudun içinde bir lokmacık et (parçası) vardır ki iyi olursa bütün ceset iyi olur, bozuk olursa da bütün ceset bozulur. İşte o (et parçası) kalptir.” (Buhari,48)

Evet, Allah rasulü Hz. Muhammed (sav)’in buyruğunu gereği gibi anlayıp yaşama gayretinde çaba sarf edersek Allah-u Teâlâ da bizlere yardımını esirgemeyecektir.

Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip iletir. (Maide:16)

Ruhlar âleminde Allah’a verilmiş söz, bu sözü bugün hatırlayıp unutanlara hatırlatıp insanları doğru yola çağırmanın yolu bulunmalıdır. Bu bir görevdir insan için inanan için eşrefi mahlûkat için, bilen, akleden, düşünen için… Ya bu görev ve sorumluluğu yerine getirecek tıpkı bütün canlıların kendi üzerlerine düşeni yerli yerince yaptıkları gibi ya da nisyanlığını kendisine bahane edip helal ve haramı birbirine karıştırıp esfeli sefilin derecesini göze alacaktır. Yine Ebû Hureyre (ra)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Zevkleri bıçak gibi keseni -ölümü- çok hatırlayın!" (Tirmizî, Nesâî, İbni Mâce)

Sanırım bizler ölümü unuttuk hayata gereğinden fazla daldık hayata daldıkça içinden çıkılmaz bir girdap oldu. Bu cahiliye girdabı bizi sarıp sarmaladı ve sadece yutkuna durduk. Helal belli, haram belli gelin hep beraber bu mübarek aylarda bir kez daha rabbimize verdiğimiz sözümüzü hatırlayalım şüpheli olan durumlardan uzaklaşalım…

İnsan maddi istek ve duygularını odunu yakar gibi yakıp yok ettiği derecede ruhu kuvvet kazanır. Herkes ölür ve bu dünyadan gider. Ölüm bir karanlıktır tüm ışıkların söndüğü… Ölüm kimileri için sevgiliye kavuşmaktır kimileri için sonsuz ateşe yürümektir…

Ölüm yeni bir başlangıçtır… Ne mutlu o kimseye ki arkasında sürekli parlayan manevi bir eser bırakmıştır.

"Mü'minlerin Allah'ı anmaktan ve Allah tarafından gönderilen gerçeği hatırlamaktan dolayı kalblerinin yumuşama zamanı gelmedi mi? Mü'minler daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Bunların birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir." (Hadîd:16)  n

 
TANITIM FİLMİ
YAZARLAR
DUYURU PANOSU
Kermes Komisyonu Hazırlıklara Başladı
Kermes Komisyonu, hazırlıklara başladı. Kermes 26 Nisan - 6 Mayıs tarihlerinde yapılacak. Kermes için şimdiden kadınlar,
KAHVALTIYA DAVET
Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı Hanımlar Komisyonun düzenlemiş olduğu kahvaltı programına teşriflerinizi bekleriz
AKDAV’da Eğitim Seminerleri 24 ŞUBAT 2012 Cuma Saat:13:30'da
Birbirinden değerli konukların katılımıyla gerçekleşen programın bu ayki konuğu Mukadder Bahadir
İstanbul'dan Suriye'ye Bin Selam
Baas diktatörlüğüne karşı direnen Suriye halkıyla dayanışmak, şehit düşen kardeşlerimiz için gıyabi cenaze namazı kılmak
SURİYE HALKIYLA DAYANIŞMAYA DAVET
AKDAV ve ANADOLU PLATFORMU’nun da içinde bulunduğu Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu 11 Aralık Pazar günü 12.30'da Bey
Adres : Ali Kuşçu Mah. Hulusi Noyan Sk.No:11/2 Fatih / İSTANBUL
Telefon : 0212 534 13 78
Fax : 0212 534 15 80